|
|
September 07
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR
 Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
 İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya
 Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
 İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
 Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
 Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
 Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
July 07
ERKEK- Söyle. KADIN- . . . . . . . . . . . . ERKEK- Söylesene! KADIN- Acelen varsa söylemiyim. ERKEK- Acelem yok ama çıkıcam, söyle KADIN- Söyle söyle diyip üstüme gelme. ERKEK- Ya niye üstüne geliyim. Bişey söylemiycek miydin? KADIN- Yok bişey yok. Ne söylicem ki sana? ERKEK- Yanlış anladım demek ki. Çıkıyom ben o zaman. KADIN- Çık sen, çık. Hep kaç! ERKEK- Yok kaçırmam otobüsü bugün. Bak daha onbeş dakka var. KADIN- Altında kalırsın inşallah! ERKEK- Ne? KADIN- Bişey söylicem demiştim. Ama beni dinliycek zamanın yok tabii. ERKEK- E sen ne söyliyim ki demedin mi? KADIN- Git, tamam git! ERKEK- Hey allahım! Ben gene yanlış anladım o zaman.Söyle ,dinliyom. KADIN- …………………………… ERKEK- Heeeee! Beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. Söyle KADIN- söyle diyip. ERKEK- Euzübillahiminnnn. . . KADIN- Ne? ERKEK- Yok bişey. Söylicen mi?
KADIN- Söyliyim de bir an önce kaç dimi? Vaktini alıyom.Arkadaşların özlemişlerdir seni. ERKEK- Hayatım, hergün görüyorlar beni. Niye özlesinler? KADIN- Özlerler. Onları can kulağıyla dinlersin çünkü.. Nedense işe giderken çok neşeli oluyorsun. Ne bekliyorsa seni orda ERKEK- Bi dolu iş bekliyo. Ne beklicek ki? KADIN- Biliyorum o işleri. İki ayaklı, boyalı, parfümlü işler. ERKEK- Yok artık, daha neler! Senin sinirlerin bozuk galiba. KADIN- Evet bozuk. Sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye. ERKEK- Söyle diyom ben de sabahtan beri. KADIN- Sorun da bu zaten. Söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun susuyorum.Benim söz hakkım mı var bu evde? ERKEK- Güzel karıcım niye olmasın! Ya, ben sana ne zaman sus dedim ki? KADIN- Bi de deseydin. Konuşmaya da hakkım olmasın. Şu televizyon benden değerlidir bu evde. ERKEK- Yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. Senin canın sıkkın anladım. KADIN- Ne? O kadar da değil mi? ERKEK- Değil tabii. KADIN- Yani ona yakın. Anladım. Avukata gidiyorum. ERKEK- Ne? - KADIN-Avukata gidiyorum. Bu iş biter. Hüüüüüüü! ! . . ERKEK- Ya, ne dedim ki ben şimdi? KADIN- Allahım bi de soruyo. Hemen gidiyorum. ERKEK- Nereye? KADIN- Bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum. ERKEK- Tamam Hayatım , Sustuuum. KADIN- Susma! Bişey söyle, kaçma. Sus, konu kapansın. Git işine mutlu mutlu.Hayat devam etsin. Yok öyle. ERKEK- Tamaaam konuşalım. İşe gitmiyom o zaman. KADIN- Naaparsan yap. Ben gidiyorum. ERKEK- Nereye? KADIN- Odama. ERKEK- Eeeee? KADIN- Ne istiyorsun? ERKEK- Konuşmak. KADIN- Günaydıııın! ERKEK- Eveeet, heh he! KADIN- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ERKEK- Yaa dur! şaka yaptım. Ortam yumuşasın diye. Ağlama ya! KADIN- Hüüüüüü! . . . . Üzme sen kendini benim için. ERKEK- Kimin için üzcem, karım diil misin? KADIN- Olmaz olaydım. ERKEK- Tatlım. . . Büyütüyorsun ama. KADIN- Ne? ERKEK- Biraz abartmıyor musun? KADIN- Ben mi? ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . ! ? KADIN- Ben mi ha! Ben mi? Ben mi büyütüyorum? Topluyorum. ERKEK- Ne? KADIN- Hemen eşyalarımı topluyorum. ERKEK- Saçmalama! KADIN- Bırak kolumu, bıraaak! Zorba herif. ERKEK- Tamam. Dokunmuyorum. Ama gitme, konuşalım. KADIN- Uzak dur! Polisi ararım. ERKEK- Yok artık. Hırsız mıyım ben? KADIN- Evet, hırsızsın. Hayatımı, yaşama sevincimi çaldın. ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . ! KADIN- Söylicek bişey bulamadın. Dilini mi yuttun? ERKEK- Bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum. KADIN- Beyimiz kavga istiyor galiba! ERKEK- Hayır ama. . . . . KADIN- Tamam. Kavga istiyosan, kavga ederiz. Noolcaksa olsun. ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ! KADIN- Gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda. Evliliğimiz çatırdıyor. ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ! KADIN- Sırıtma! Yemin ederim. Avukatı arıcam. ERKEK- İstersen ara ama. . . . . KADIN- Peki, he men çeviriyorum. ERKEK- Nişantaşı’ndan gidelim. KADIN- Senin gelmene gerek yok. Ben taksiyle giderim. ERKEK- Ben de geliyim. Hem şu uzun deri cekete de bakarız. KADIN- Hııı? ! ! Sen nerden biliyorsun o ceketi? ERKEK- Ajandana not almışın bugün bana söylemek için. Orda gördüm.Şimdi aklıma geldi. KADIN- E. . evet. Şey! ERKEK- Ben de arayıp ayırttırdım. KADIN- İnanmıyorum. ERKEK- Giderken alırız. KADIN- Nereye? ERKEK- Avukata. KADIN- Eee. . . evet. ERKEK- Ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. Direk ceketi almaya gidelim. KADIN- Aaaa. . . eeeeee. . . . olur. ERKEK- Hayatım? KADIN- Efendim? ERKEK- Sen bana ne söylicektin? KADIN- Boşveeeer
March 12
Hisse Senedi
YORUMSUZ
Dün canım olan yarın düşmanım olamaz benim.. Yaşananların hatrı hep saklı kalır,hatırları hep sorulur,selamları hep alınır. Sildiklerim vardır birde..Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır.Adları anılmaz,hatırları sorulmaz,sadece beddualarımdır.. Vicdanla birlikte şeref ararım sevdiklerimde.. Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim... Zaman gelir "ŞEREFSİZLERİDE SEVERİM..!" 
Hisse Senedi
nefse bir sille-i tedib
nefsini bedenen ve ona itimad eden bedbahttır,nefsinin ayıbını gören bahtiyardır...madem dünya fanidir ;deymiyor alaka-i kalbe..ey nefsim! sen ani ve fani zevklerin bekasını arıyorsun...
|
|
|
|